June32012
“bir insan bez değiştirebilmeli, bir istilayı planlayabilmeli, dümen tutabilmeli, bir bina tasarlayabilmeli, bir sone yazabilmeli, muhasebe yapabilmeli, bir duvar yapabilmeli, kırık bir kemiği düzeltebilmeli, ölen birinin yakınını teselli edebilmeli, emir alabilmeli, emir verebilmeli, işbirliği yapabilmeli, tek başına hareket edebilmeli, denklem çözebilmeli, yeni bir problemi inceleyebilmeli, gübre küreyebilmeli, bilgisayar programlayabilmeli, lezzetli bir yemek pişirebilmeli, etkin bir biçimde dövüşebilmeli, onuruyla ölebilmelidir. uzmanlaşma böcekler içindir.” Robert Heinlein

(Source: siminya)

June22012

Moonrise Kingdom - Wes Anderson (2012)

  • Wes Anderson önyargım var benim. Ne yapsa beğeniyorum ve izlerken diğer filmlerini özlüyorum. (Bir Rushmore kaldı seyredemediğim.)
  • “Van Gogh sarısı”… Sanırım önyargımda önemli bir payı var.
  • The Royal Tenenbaums’daki Salinger havalarının da…
  • Tabii filmlerinin müziklerinin de…
  • Bu filmin albümü de gelse ne güzel olur!
  • “Az sayıda sinemada gösteriliyor.” diye şikayette bulunan sadece bizim ülkemiz değilmiş. “Moonrise Kingdom” tag‘ini takip edin, Wes Anderson hayranlarının serzenişine katılın.
  • Filmde fırlatılan ayakkabıya gülün. Bir hamleyle bozulan çadıra da… Ve çok yükseklerdeki ağaç eve de…

(Source: youtube.com)

7PM
Beyazperde’den Fırat Ataç’ın Pamuk Prenses ve Avcı eleştirisinden:

İyi bir epik anlatının drama, aksiyon ve mizahın başarılı bir kombinasyonu olması gerektiği su götürmez bir gerçek. Ancak Pamuk Prenses ve Avcı işin mizah tarafına hiç eğilmeyince ortaya biraz sıkıcı deneme çıkmış. Film, bir masal olduğu gerçeğini inkar edercesine, kendini fazlaca ciddiye alıyor ki bu olumsuzluk filmin sahip olduğu ‘fazlaca’ iyi görselliğin amacına ulaşmasınının önündeki en büyük engel.

Bir soğukluk vardı. Mizahsızlıktanmış.
Devam(lar)ı da olacakmış. Sinema Dergisi’nde yazdığına göre:

[Yapımcı Joe Roth] “Pamuk Prenses ve Avcı”yı üç filmlik bir seri olarak tasarladıklarını, bu filmde anlatılan hikaye sona erse de geride üç ana karakterle ilgili ucu açık sorular kaldığını ve bunların serinin devam filmlerinde işleneceğini belirtiyor. (Ebru Çeliktuğ, Sinema, sayı 2012-06)

Florence + the Machine’li soundtrack’i de atlamadan…

Bence…
Kristen Stewart, erkeklerin arasında kararsız kaldığı yeni bir seriye bulaşmasaymış.
Pamuk Prenses’ten çıkıp seri filme geçmek de hayli ilginç bir düşünce. Bir hikayenin de ucu açık kalsa olmaz mı be Hollywood?

Beyazperde’den Fırat Ataç’ın Pamuk Prenses ve Avcı eleştirisinden:

İyi bir epik anlatının drama, aksiyon ve mizahın başarılı bir kombinasyonu olması gerektiği su götürmez bir gerçek. Ancak Pamuk Prenses ve Avcı işin mizah tarafına hiç eğilmeyince ortaya biraz sıkıcı deneme çıkmış. Film, bir masal olduğu gerçeğini inkar edercesine, kendini fazlaca ciddiye alıyor ki bu olumsuzluk filmin sahip olduğu ‘fazlaca’ iyi görselliğin amacına ulaşmasınının önündeki en büyük engel.

Bir soğukluk vardı. Mizahsızlıktanmış.

Devam(lar)ı da olacakmış. Sinema Dergisi’nde yazdığına göre:

[Yapımcı Joe Roth] “Pamuk Prenses ve Avcı”yı üç filmlik bir seri olarak tasarladıklarını, bu filmde anlatılan hikaye sona erse de geride üç ana karakterle ilgili ucu açık sorular kaldığını ve bunların serinin devam filmlerinde işleneceğini belirtiyor. (Ebru Çeliktuğ, Sinema, sayı 2012-06)

Florence + the Machine’li soundtrack’i de atlamadan…

Bence…

  • Kristen Stewart, erkeklerin arasında kararsız kaldığı yeni bir seriye bulaşmasaymış.
  • Pamuk Prenses’ten çıkıp seri filme geçmek de hayli ilginç bir düşünce. Bir hikayenin de ucu açık kalsa olmaz mı be Hollywood?
6PM

Temizlik var.

Bu aralar bu sayfalar bolca film eleştirileri alıntılarıyla dolacak. Eski-yeni bir düzensizlik içinde…

öyle 

May232012

ntvtr:

Polonyalı illustrator Pawel Kuczynski, günümüzün sosyal, politik ve kültürel gerçekliklerine getirdiği zekice yorumlarla dikkat çekiyor.

← Older entries Page 1 of 43